Şimdi olduğundan çok daha karanlıktı geceler…
Ve kara kedilerin karanlığa saygı duyduğu zamanlardı.
Romancı’dan…

                

ROMANCI

Romancı’nın kahramanı, yazarlıkta aradığını bulamadığı gibi hayata da tutunamamış bir roman yazarıdır. Kendisini intiharın eşiğine getiren olayları anlatıyor son romanında. Geride kısa bir intihar notu bırakmak yerine en iyi yaptığı şeyi deniyor ve bu defa arkasında bir intihar romanı bırakmak için kalemine sarılıyor. Kahramanımız, romanının hemen başında iki cinayet işlediğini itiraf ediyor. O polis tarafından aranırken, biz de saklandığı yerde yazdığı son romanını okuyoruz. Roman boyunca, romancıyla birlikte İstanbul’un eski semtlerinde edebi gezintilere çıkıyor, kız kardeşi ve köpeğiyle parklarda dolaşıyor, Beyoğlu’ndaki karanlık barlara giriyor, romancının tesettürlü kız arkadaşı Zahide’yle, Down Sendromlu kız kardeşi Naz’la, emekli gazeteci babasıyla tanışıyoruz.  Romancı, kendisini cinayet işlemeye sürükleyen olaylar dizinini sabırlı ve kurgusal bir dille anlatırken bizi ağır ağır kurbanlarına ve cinayetleri işlediği ana geri götürüyor. Edebiyat, gezintimiz boyunca bizi hiç yalnız bırakmıyor.

Gezi olaylarının hemen öncesinde yazılan roman, Türkiye’nin içinde bulunduğu sosyoekonomik çalkantıları, siyasi açmazları, din istismarını, laik ve anti-laik çatışmasının temellerini de çarpıcı biçimde içine alan edebi bir İstanbul polisiyesi.

OKUR YORUMLARI

Mutlu aşk var mıdır?

Bu aralar birine aşık mısınız? Birinden aşkınız yüzünden nefret ediyor musunuz? Birini aşkınız için aldatıyor musunuz? Aldatılıyor musunuz?

Hani bazı romanlar vardır, okuduktan sonra aradan ne kadar zaman geçerse geçsin unutmazsınız, unutamazsınız. Bir kere tanıştıktan sonra Aşk-ı Memnu’nun Bihter’i, Doktor Jivago’nun Lara Feodorovna’sı peşinizden gelmediler mi hep? Çünkü onların dertleri, tasaları, inançlarıyla düştükleri çelişkiler, hele de aşklarının o laftan anlamaz, acımasız dayatması evrenseldir. Güz Kokulu Günahlar öyle bir roman, yani evrensel.

Bu roman aşkın mekana, zamana ve sizin karşı koymanıza nasıl hiç aldırmadan bildiğini okuyuşunun romanı. Aşk, hele de yasak aşk, bir kere başınıza çorap örmeye karar vermesin. Sakin, henüz savaşın acısını tatmamış 19. yüzyılının İzmir’inde de, iç savaş sırasındaki Moskova’da da, Osmanlı’nın son dönemindeki İstanbul’da da gelir bulur sizi.

Güz Kokulu Günahlar, ilk sayfasından son sayfasına kadar bizi insan yapan ama bir yandan da başımızı bin türlü belaya sokan en önemli duyguları inanılmaz bir dürüstlükle ve çok lezzetli bir edebiyatla anlatıyor.
Mustafa Özcan
(Yazar, eleştirmen)

SÖYLEŞİ ve YORUMLAR

Image module

KİTAPLAR

Doğan Hızlan, Hakan Yaman için yarattığı karakterler aracılığıyla eski İstanbul semtlerinin ve oradaki yaşayışın tablosunu çizdi, diyor.

Hakan Yaman 18. ve 19. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinden, 1950’lere ve günümüze kadar uzanan geniş bir tarihsel düzlemde romanlar yazdı. İzmir ve çevresinde geçen bir aşk ve ihanet öyküsünü kaleme aldığı Güz Kokulu Günahlar dışındaki tüm romanlarının mekânı olarak da İstanbul’u seçti. İstanbul’un tarihi mekânları, kuytuda kalmış, unutulmuş köşeleri onun romanlarında yeniden canlandı. Ancak zaman ve mekân ne olursa olsun romanlarında hep insanın derinliklerine inmeyi, insanı anlamayı ve anlatmayı denedi.

FOTOĞRAFLAR